İnsanlık modern çağla birlikte gıdaların kaynağından adım adım uzaklaştı. Artık birçok meyvenin mevsimini bilmiyor, hangi gıdanın nasıl elde edildiğini, sağlığımıza olan etkilerini, üretim aşamasında verilen emekleri tanımıyoruz.
İki sene kullanacağımız bir teknolojik cihazı alırken tüm özelliklerini, hayatımıza katacağı değerleri detaylıca incelememize rağmen bedenimizi oluşturan, hayat kalitemizi etkileyen gıdalarımızı incelemiyoruz.
Hayatımızın en önemli kararlarını başkalarına ihale ettik. Çocuklarımızın eğitiminden evimizin temel ihtiyaçlarına kadar en önemli kararlar başkaları tarafından veriliyor, biz sadece tüketici olarak seyretmekle veya ödeme yapmakla yetiniyoruz.
Annane olarak bu gidişatın insan fıtratına aykırı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle tarım yapıyor, elde ettiğimiz ürünleri kendi tesisimizde işleyerek sizlere sunuyoruz.
Tüm gıdalar gibi bal da üretimine yabancılaştığımız, kavanozda görüp aldığımız alelade bir ürüne dönüştüğü için sizlerle birlikte arıcılık yapmaya karar verdik.
Buyurun arıları daha yakından tanıyalım. Yediğimiz balların, polenlerin, pergaların, propolislerin doğumuna yakından şahitlik edelim.
Arıları tanıyalım ki bir damla balın kıymetini anlayalım. Bir bal arısı hayatı boyunca yaklaşık 0.8 gram bal üretir. Yani bir çay kaşığı bal, 12 arının bir ömür çalışarak üretebildiği baldır. Tabağımızın dibinde kalan bala bir de o gözle bakalım.
Bir kilo bal demek arıların toplam dört milyon çiçeği ziyaret etmesi ve yaklaşık 180.000 km yol kat etmeleri anlamına geliyor. Bu emeğin farkına varalım, saygı duyalım ve israf etmeden önce yeniden düşünelim.
